ÖNERİLERİM

johnnydepp21Son dönemlerin en fazla sükse yapan oyuncularından birisi de Johnny Depp. Daha çok sanıyorum oynadığı rollerden olsa gerek,

Read more...
You are here:

Haziran 2010 genel etkiler ve Türkiye

E-mail Print PDF

yol1Öncelikle şunu belirteyim ; karamsarlığa kapılmamıza gerek yok kesinlikle. Türkiye 15 Mayıs’dan itibaren çok güçlü bir hayat devresine girdi. Girdiği devre Venüs / Jupiter devresi. 

Şu an soruları duyar gibiyim; madem çok güzel devreye girdik bu kadar bizi üzen ve sıkan olaylar neden yaşanıyor?

 Hint astrolojisinde hayat devreleri çok önemli ama haritanın genel durumu ve transitler de o dönemde karşılaşacağımz olaylar bakımından oldukça önemli. İsterseniz şu Venüs / Jupiter konusunu bir miktar açalım. Türkiye’nin yaşadığı ana devre Venüs devresi ve Venüs genel anlamda kişiye ya da o ülkeye kazanç ya da mutluluk getirebilen bir gezegendir. Ancak Türkiye için Venüs tam anlamıyla olumlu bir gezegen sayılmıyor. Bunun da sebebi Venüs’ün onikinci evinde yöneticisi olması. Onikinci ev kayıplar evi olarak bilinse de düşmanlığı ve harcamaları da körükler. Bu dönemde Türkiye’nin bilinçaltı çatışmaları yaşaması da anlaşılır. Venüs ana devresini yaşadığımız için transitler de bu gezegenin ne yaptığı da çok önemlidir. Venüs bu ay Türkiye’nin yükselen burcundan geçiyor. Bu bakımdan bu ay içinde izlenecek politikalarda başarılı olarak gözükeceğiz ama bu durum bizim kazanç hanemize de pek yazılmayacak. Bu kayıplar Orta Doğu gibi bizim daha hesaplarımızı kendi içimizde, ya da bilinç altımızda kapatamadığımız alanlardan kaynaklanacak. Bunun sebebi Venüs’ün bu ay Türkiye’nin yükselen burcundan Ketu ile birlikte geçiyor olması. İsrail’in gemilere saldırması olayı da Venüs ve Ketu’nun derecelerinin Türkiye’nin yükselen burcunda üst üste geldiği anlarda yaşandı.

Venüs / Jupiter devresini yaşadığımızı söylemiştim. Bu iki gezegen en olumlu gezegenler kabul edilir. Bu yüzden bu tarz bir devrede o ülkenin savaşa girmesi çok zordur. Jupiter hukuğu diplomasiyi de temsil eder. Karşılacağımız zorlukları eninde sonunda diplomatik yollardan çözeceğimiz anlaşılıyor. Jupiter alt devresi Venüs’ün yönetimi altında bir alt devre ve yaklaşık 3 yıl kadar daha bu devreyi yaşayacağız. Bu yüzden bu süre içinde Jupiter’in transitleri yani hangi burçtan geçeceği ve hangi durumda olacağı da bizim için oldukça belirleyici. Jupiter bildiğiniz gibi Mayıs ayının 2’sinden bu yana Balık burcundan geçiyor. Balık burcu kendi evi olduğu için Jupiter’in iyi durumda olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden ülkemizin yaşayacağı gerginlikler belirli bir noktaya gelebilir ama orda diplomasi devreye girerek çıkış ve çözüm yolları bulunabilir.

Jupiter yaklaşık bir yıl kadar Balık burcunda kalacak. Bu bakımdan bu süre kişisel haritanızda Balık burcuyla ilgili hayat alanlarını yaşayan kişiler için oldukça olumlu geçecek. Yükselen burcu Balık olanlar, Ay burcu Balık olanlar kişisel anlamda bu devreyi güzel geçirebilirler. Türkiye’de olduğu gibi ise Jupiter’in meslek evinden geçtiği durumlarda ise Türkiye’nin dışa dönük aktivitelerinde hukuksal konularda başarı elde edebileceği düşünülebilir. Uluslararası tartışmalar Türkiye’nin kazancıyla sonuçlanabilir.

Gerginlik dediğimiz zaman aklımıza Mars ve Ketu , engeller dediğimiz zaman ise Saturn gelmeden olmuyor. İsterseniz Ketu’dan başlayalım. Daha önceki yazılarımda da bahsetmiş olduğum gibi Ketu Türkiye’nin yükselen burcundan ayrılmadan bize rahat yüzü yok diyebiliriz. Ketu da Mars özellikleri gösteren bir gölge gezegendir. 4 Mayıs 2011’e kadar ne yazık ki Türkiye’nin yükselen burcundan geçecek olan Ketu, Türkiye’nin geçmişinden gelen sorunları sürekli karşısına çıkaracak. Orta Doğu problemleri de bunun en basit örneği. Komşularımızla ilgili Osmanlı Devleti yıllarından kalan gerginlikler su üstüne çıkabilir. Sözde Ermeni soykırımı bu sene içinde sıkça ısıtılıp önümüze sürülebilir.

Madem komşu ülkelerden ve düşmanlıklardan söz açıldı, hint astrolojisindeki düşmanlık etkilerinden söz edebiliriz. Hint astrolojisinde düşman evi altıncı evdir. Düşman dediğimiz zaman o kişinin ya da ülkenin karşısına çıkan her türlü engel teşkil eden kişi ya da kuruluşları anlamamız gerekir. Örneğin hastalığa yol açan mikroplar ya da virüsler de insanın düşmanıdır. Bu yüzden altıncı ev sağlık ya da başka bir deyişle hastalık evi olarak da adlandırılır. Şimdi burda dikkatli olmamız gerekiyor. Yaklaşık geçen sonbahardan bu yana Türkiye’nin düşmanlar evinin yöneticisi Mars pek güçlü değildi. Yengeç burcundan yıl boyunca transit yapan Mars düşüş durumundaydı, bu da Türkiye’nin düşmanlarını zayıf tuttu. Ancak 26 Mayıs’dan itibaren burç değiştiren Mars Türkiye’nin aktiviteler evine geçti. Mars bu evden transitini 19 Temmuz 2010’a kadar sürdürecek. Bu sürede Türkiye’nin düşmanlarını daha aktif hale getirebilir. Bunun sebebi Mars’ın yani Türkiye’nin düşmanlarının girişim evinden transit yapacak olması.

Ancak diğer taraftan Türkiye’nin bu düşmanlara karşı alacağı durumun astrolojik anlamı üzerinde de durmak gerekiyor. Türkiye’nin yükselen burcunun yöneticisi Merkür bugünlerde hedefleri gerçekleştirme evi olan onbirinci evden transit yapıyor. Bu evde 6 Haziran’a kadar kalacak olan Merkür Türkiye’nin atacağı adımları başarıyla sonuçlandıracağını vurguluyor. Ancak bu süre içinde Güneş’imiz pek güçlü sayılmaz. Ülkeyi yöneten kişileri de temsil eden Güneş’in onikinci evden transit yapması, başbakanımıza yabancı ülkelere seyahat etkisi vermiş. Bu Güneş transiti ülkeyi yöneten kişilere çok fazla güç veremiyor. Bu yüzden Türkiye bu süre içinde çıkışını daha çok Jupiter’ dayanarak yani hukuksal ve diplomasi alanında yapmalı. Bu alan haklı başarıyı da getirecektir. Ayın 6’sından sonra Merkür’ün onikinci eve geçmesi terör saldırılarını artırabilir. Türkiye’nin uluslararası alanda yoğun gerginlikler içine girdiğini görebiliriz. 22 Hazirana kadar sürecek bu sıkıntı ve gerginlik ve bizim canımızı sıkacak sorunlar ayın son günlerinde kendisini iyi haberlere bırakabilir.

Son olarak Mars’ın 26 Mayıs’dan itibaren Türkiye’nin refah evi olarak kabul edilen ikinci evinden de ayrıldığını söyleyebiliriz. Refah alanında bir umut ve ekonomik anlamda bir çıkış olarak düşünülebilir.

Son günlerde gündem gerçekten yoğun. Ben bu yazıda daha çok son günlerde yaşanan tedirginlikler ve önümüzdeki günlerde bizi nelerin beklediği üzerinde durmak istedim. Diğer güncel konularda başka bir yazıda buluşmak üzere.

isimveemail



 

Anket

Sizce hangi astroloji sistemi daha doğru sonuçlar veriyor?