
Televizyon kanallarında dizilerden başka şeylerinde izlendiği yıllarda, ülkemiz dahil 137 ülkede belgeselleri ile vahşi hayatı bize sevdiren, timsahlara karşı gösterdiği samimiyeti izlerken bile dehşet içinde kala kaldığımız nam-ı değer Crocodile Hunter (Timsah Avcısı) belgesellerinin yaratıcısı Steve Irwin'i bu yazımda astrolojik olarak inceleyeceğim.
Birçokları Steve Irwin'i maceracı tuhaf ve anlaşılmaz bir işle uğraşan biri gibi görmektedir. Elbette dinozor döneminden bugüne değişmeden gelen tek yaşayan canlı olan timsahlarla ilgili bir meslek edinmek insanın öncelikle çelik gibi sinirlere ve maceracı bir ruha sahip olmasını gerektirse de, bence Timsah Avcısı'nın asıl tutkusu Vahşi Doğa'ya olan düşkünlüğü idi. Macera sevmek ile doğa ya delicesine bağlı olmak farklı şeylerdir. Doğa tutkusu, şehir insanı için kim bilir hangi mutasyonunda DNA kodları arasında silinip gitmiş… Gereksiz bir gen olmaktan öteye gitmediğinden ve de kentliler için otobanda giderken 4x4'e binmek en büyük safari olduğu için belki de, bir adamın ortaya çıkıp da timsahlar ve yaşayan her türlü sürüngenle bu kadar içli dışlı olmasını anlamamız güç olmuştu.
Irwin'in doğa tutkusu ailesinden miras olarak ona geçmiş. Tabi bunda Avustralya gibi bugün bile dünyanın sayılı bakir doğasına sahip bir yerde doğup büyümüş olması da büyük etkendir. Ama Tanrı o daha doğmadan belli ki önemli bir misyonu ona giydirmiş. Bu nedenle de hayvanat bahçesi sahibi bir ailenin çocuğu olarak doğmasını sağlamış... Steve daha çocuk yaşta babasına hayvanat bahçesi bakımında ve sürüngenlerin insanların yaşama alanlarından alınarak doğaya görülmesi konusunda yardımcı olur. Yaşadığı ülke Avustralya da vahşi hayat ile insanların yaşama alanları iç içe girdiği içindir ki sürüngen türü canlıların evlere girmesi sık rastlanır bir şeydir. 9 yaşında ilk timsahını yakalar, yıllar içinde de timsah ve sürüngenlerin beslenmesi, yakalanması ve bir yerden diğer bir yere taşınması konusunda uzman olur.
1991 yılında ailesinden devraldığı Avustralya Hayvanat bahçesinde, vahşi doğa ve timsah uzmanı olarak ilk kez 1992 yılında yayımlanan "Timsah Avcısı" adlı programıyla tanınmaya başlar. Irwin'in programı, Discovery kanalında da uzun yıllar yayınlandı. Steve Irwin'in televizyon dizisi Timsah Avcısı (Crocodile Hunter) 137 ülkede 500 milyon kişi tarafından izlenmiştir. Yüz binlerce hayranı ve destekleyeni olmuştur. Dizinin gelirini ise hayvan koruma örgütlerine ve sahibi olduğu hayvanat bahçesinin yaşaması için gerekli olan fona bırakır. Gün geçtikçe modernleşen, büyüyen dünyada hayat alanları her geçen gün kısıtlanan vahşi dünyayı koruyup kollaya bilmek adına bir çok proje gerçekleştirdiği gibi, bu dünyayı milyonlarca eve taşıyarak insanlarla tanıştırmıştır. Sıkı belgesel izleyenler bilirler. Dünyada Steve Irwin gibi doğa tutkunu yüzlerce bilim adamı var, neyse ki varlar. Ama bu insanların çoğu 20-30 yıllarını amaçlarına, uğraştıkları bazen tek bir projeye adamalarına rağmen, bilim çevresi dışında tanınmaz bilinmezler. Oysa Steve Irwin vahşi hayatı araştıranlar ve koruyanlar arasında hem ideallerini gerçekleştirebilen, hem dünyaca tanınan ve yaptığı işten para da kazanabilen özel ve şanslı insanlardan biridir.
Avustralya Hayvanat Bahçesi'ni turistlerin ilgi odağı haline getiren Steve Irwin timsahlar konusunda çok önemli araştırmalara da imza atarken bazı reklâm kazalarına da uğramadı değil veya bunu tanıtım ve dikkat çekmek isterken kantarın topuzunu kaçırdı olarak da ifade ede biliriz. Kendisi gibi vahşi doğa uzmanı Terry Irwin ile evli olan biri 8 ve 3 yaşında iki çocuğu bulunan Steve Irwin, 2004 yılında hayvanat bahçesinde büyük bir timsahı beslerken bir kolunda henüz bebek olan oğlunu tutması nedeniyle büyük tepki çekmiş ve zor günler geçirmişti. Amerika başta olmak üzere medya ve çocuk hakları kurumları ayağa kalktılar. Hatta olayın ardından güvenlik kurallarını aşmadığı konusunda halkı ikna etmek konusunda epey ter döktü. Daha sonra Antarktika'da belgesel çekerken penguenlere, bir ayıbalığına ve kambur balinalara çok yaklaşmakla suçlanmış ve yine uzunca bir dönem kendini savunmak zorunda kaldı. Vahşi hayvanlara fazla yaklaştığı ve güvenlik kurallarını ihlal ederek kötü örnek olduğu yönünde sıklıkla eleştiriliyordu.
Timsah Avcısının benim için ilginç olan bir yönü de 20 yıla yakın profesyonel olarak uğraştığı timsahlar tarafından ciddi olarak yaralanmamış olmasıdır. Fakat ne acı ki, belgesellerini izleyen hemen herkesin bir gün bir timsah tarafından mideye indirileceğinden emin olmasına rağmen o, sakinliği ile bilinen bir balığın zehirli oku ile öldü. Hani derler ya denizden geçti, göl de boğuldu…
Irwin, 4 Eylül 2006 da, Avustralya'nın doğu kıyısında, Queensland eyaletinin Büyük Mercan Kayalıkları'nda sualtı belgeseli çekiyordu. Normalde insanlara saldırmayan, ancak çok yaklaşıldığında ve kıstırıldığında kendini savunmaya çalışan vatoz denilen balık, bilinmeyen bir sebeple kuyruğunda bulunan oldukça zehirli olan vatoz zıpkını olarak da tabir edilen bir tür iğneyi Irwin'in kalbine sapladı. Derhal denizden çıkarılarak helikopterle hastaneye götürülse de Irwin'in olay anında öldüğü sanılıyor. Timsah Avcısı son belgeselini henüz 44 yaşındayken doğa ile dans ederken vatoz tarafından kendi ölüm hikâyesi olarak çekmiş oldu. Daha ilginci ise, Steve Irwin yakın çevresine öteden beri 40 lı yaşlarında bir trafik kazasında öleceğinden bahsedermiş. Kaza geldi ama biraz farklı biçimde…
Şimdi bu ilginç hayatı Hint Astrolojisinde inceleyelim.
Hint Astrolojisine göre, Steve Irwin'in haritasında yükselen Yay olarak görünmektedir. Yay burcu özgürlüğün, neşeli ve maceracı ruhun göstergesidir. Diğer yandan Steve Irwin gibi bir timsahı kedi gibi kucağında tutabilen birinin çelik gibi sinirleri olması gerekir. Bu etkileri sağlayan enerjileri de Oğlak daki mars, kendi burcunda Satürn, başaktaki Ay ve Navamsa da yine oğlakta yerleşmiş ay ile açıklaya biliriz. Haritasından görüyoruz ki Irwin, sorumluluk sahibi, işini seven ve ciddiye alan biriydi. Duygusal bir yapısı yoktu. İşine tutku ile bağlanmış olması onun duygusal bir yapıda olacağı anlamına gelmez kuşkuşuz. Kova'daki yanık Venüs, gezegenlerin hava ve toprak burçlarında hem ana haritada, hem de ek haritalarda toplanmış olmaları ona yaşama ayakları yere basan ve maddi konulara da önem veren bir bakış sağlamıştır. Bu arada kazançlarını doğal yaşamı koruma dernekleri ve kendi hayvanat bahçesi ile paylaşmıştır. 2.evinde yerleşen 5 gezegen ise, ona öncelikle hayatı sinematografik bir bakışla görebilen, görsel tarafı zengin ve medya ya, tanınmaya düşkün biri yapmış. Maceracı yönü 3.evine yerleşen Venüs ve Güneş'in tetiklemesi ve AL (Arudha Lagna)'nın bu evde Venus ve Güneş ile buluşması ile desteklenmekte. Kariyer evinde yerleşen Ay, onu toplum ve insanlarla ilgili organizasyon içeren bir konuda çalıştırmıştır. Irwin ailesinden devraldığı hayvanat bahçesini bir yıl gibi kısa bir sürede dünyaca bilinen bir yer haline getirmiş, belgesel kanallarına satmayı başardığı programları ile milyonlarca insanın evine konuk olmuş ve en fazla ziyaret edilen hayvanat bahçelerinden birinin sahibi olmuştur. Tüm bu etkiler Dasamsa (D-10) ek haritasında kariyer evi yöneticisinin 3.evde yükselimde olması, ün ve söhret haritasında (D-5) gajekari yoga dediğimiz tanınma veren etkinin oluşması ki bu yoga hint sisteminde çok kıymetlidir. Ana harita Rasi'de ve Navamsa da kariyer evinin jupiter görünümünde olması gibi enerjiler ona tam destek vermişlerdir. Diğer yandan ömrünü doğal yaşama adamış bir çok bilim adamı sadece kendi çevrelerince bilinirken Irwin in şöhretli bir hayat sürmesi ana haritasındaki etkilerinin yanında özellikle şöhret ek haritası D-5 Panchamsa nın güçlü yoga ve enerjilerle desteklenmesi sonucudur.
Hint sisteminde ek haritalar oldukça önemli bir yer tutarlar. Bu sistem diğer astrolojik sistemlerin tersine öncelikle ana bir harita dışında çeşitli hayat alanları ile ilgili ek haritalar da diye bileceğimiz harita türlerini de açmamıza olanak sağlar. Bunlara VARGA denilir. Bir haritanın tam olarak yorumlana bilmesi için mutlaka bu ek haritaların da dikkatlice incelenmesi gerekir.
Vargalar içinde yani ek olarak açtığımız harita biçimlerinde evlilik, kariyer, ün şöhret noktalarına baktıklarımız olduğu gibi yaşam sonu etkilerini gösteren ek haritalarda vardır. Özellikle yaşam sonu belli olan kişilerde doğum saati çalışması yaparken bu ek haritalara mutlaka baş vururuz. Her halikarda bir kişinin yaşam sonu çalışması yapılırken bu ek haritalar dikkatlice incelenmelidir.
Fakat açıkça söylemeliyim ki, Steve Irwin in haritasında en ilginç nokta ölüm anındaki transitlerde geçmekte. Irwin'in ana haritasında Rahu'nun 8.evde yerleştiğini ve su grubu olan yengeçte bulunduğunu aktarmıştım.
Talihsiz kaza sırasında;
Jüpiter-Merkür-Ay-Merkür daşa da bulunmaktaydı.
Jüpiter, biraz önce aktardığım gibi oldukça zayıf etkide bu nedenle ilgili dasası zaten tehlikeli, Merkür maraka ev yöneticisi olarak diğer maraka evde yerleşmiş ve üstelik de sıkışık durumda (hemmed), ay 8.evin yöneticisi olarak yine riskli. Dolayısı ile tüm enerjiler oldukça tehlikeli çalışmaktaymış ve bu etkileri yumuşatacak bir destek de olmadığı için Steve Irwin bu tuhaf kaza ile yaşama veda etti.
Kendisini ve yaşamını vahşi doğanın korunmasına adamış tüm doğa bilimcileri saygıyla anıyorum.
Şebnem Ekşib,17.12.2006
www.sebnemeksib.com.tr
sebnemeksib@gmail.com